top of page

Çocuğum Ekranı Bırakmak İstemiyor: Ne Yapabilirim?

21 Ağu
3 dakikada okunur

“Son video.”

“Tamam, bu son.”

“Gerçekten son.”

Ve birkaç dakika sonra:

“Hayır, daha bitmedi!”

Eğer çocuğunuzla ekran konusunda sık sık bu konuşmayı yapıyorsanız yalnız değilsiniz.

Ekranı bırakmak birçok çocuk için kolay değildir.

Çünkü oyunlar, videolar ve dijital içerikler çocukların ilgisini sürekli canlı tutacak şekilde tasarlanabilir. Çocuğun eğlenirken bir anda bırakmasını beklemek bazen yetişkinler için bile zor olan bir şeyi çocuklardan istemek anlamına gelebilir.

Peki bu süreci nasıl kolaylaştırabiliriz?

Önce sınırı ekranı açmadan belirleyin

Tablet açıldıktan sonra:

“5 dakika sonra kapatıyoruz.”

demek yerine, daha ekran açılmadan konuşmak çoğu zaman daha kolaydır.

Örneğin:

“Şimdi 20 dakika tablet kullanabilirsin. Sonra kapatacağız.”

Böylece çocuk ne kadar süre kullanacağını baştan bilir.

Sınır sonradan konulan bir ceza gibi değil, baştan belirlenmiş bir kural gibi algılanır.

“Bir dakika daha” pazarlığını azaltın

Çocuğun:

“Bir dakika daha!”

demesi çok tanıdık bir durum.

Bir dakika daha...

Sonra bir dakika daha...

Derken planladığımız sürenin çok üzerine çıkabiliyoruz.

Bu nedenle mümkün olduğunca net olmak işe yarar.

“Bu videodan sonra kapatıyoruz.”

“Bu oyunun bu bölümünden sonra bitiriyoruz.”

gibi somut bir bitiş noktası belirlemek, “Ne zaman bitecek?” sorusunu çocuğun zihninde daha anlaşılır hale getirebilir.

Geçişi önceden haber verin

Çocuk oyun oynarken bir anda:

“Kapattık!”

demek yerine birkaç dakika önceden haber vermeyi deneyebilirsiniz.

“Beş dakika sonra kapatacağız.”

“Son iki dakika.”

“Şimdi bitirmek için hazırlanıyoruz.”

Bu küçük uyarılar çocuğun zihinsel olarak geçiş yapmasına yardımcı olabilir.

Çünkü çocuk için sorun bazen ekranı bırakmak değil, bir anda başka bir şeye geçmek olabilir.

Ekranın yerine bir şey koyun

Burada önemli bir nokta var.

Ekranı kaldırdığımızda çocuğun hayatında büyük bir boşluk oluşuyorsa, “Tableti bırak” demek tek başına yeterli olmayabilir.

“Şimdi parka gidelim mi?”

“Birlikte kek yapalım mı?”

“Yeni bir oyun bulalım mı?”

“Kitabımızı okuyalım mı?”

gibi alternatifler sunmak geçişi kolaylaştırabilir.

Çünkü çocuğa sadece neyi yapmaması gerektiğini değil, onun yerine ne yapabileceğini de göstermek gerekiyor.

Kriz yaşandığında hemen geri adım atmayın

Çocuk ağlayabilir.

Sinirlenebilir.

“Bir daha tablet vermeyeceğim!” diyebilir.

Bazen çok büyük tepkiler verebilir.

Bu durumda ebeveyn olarak bizim de sakin kalmamız önemli.

Çocuğun duygusunu kabul etmek, sınırı kaldırmak anlamına gelmez.

“Tableti bırakmak istemediğini biliyorum. Çok eğleniyordun. Ama tablet süremiz bitti.”

demek mümkün.

Çocuk öfkeli olabilir.

Bu duyguyu yaşamasına izin verebiliriz.

Ama koyduğumuz sınırı her seferinde değiştirmek zorunda değiliz.

Ekranı uykuya geçiş aracı haline getirmemeye çalışın

“Biraz çizgi film izlesin, sonra uyur.”

Bazen bu yöntem işe yarıyor gibi görünse de ekranı uyku rutininin vazgeçilmez bir parçası haline getirmek ileride işleri zorlaştırabilir.

Bunun yerine uyku öncesinde daha sakin ve tekrar eden bir rutin oluşturmak faydalı olabilir.

Banyo.

Pijama.

Kitap.

Sohbet.

Uyku.

Çocuklar tekrar eden rutinleri sever. Ne olacağını bildiklerinde geçişler daha kolay olabilir.

En önemlisi: Tutarlı olun

Bir gün:

“20 dakika.”

Ertesi gün:

“Tamam, bugün biraz daha izleyebilirsin.”

Sonraki gün:

“Artık hiç izlemeyeceksin.”

gibi çok değişken sınırlar çocuk için kafa karıştırıcı olabilir.

Her gün aynı olmak mümkün değil.

Bazen hayatımız değişiyor.

Misafir geliyor.

Seyahate çıkıyoruz.

Çocuk hasta oluyor.

Bunların hepsi normal.

Ama genel olarak belirlediğimiz kuralların anlaşılır ve tutarlı olması çocuğun sınırları öğrenmesini kolaylaştırır.

Bir de kendimize bakalım

Bazen çocuğun ekranı bırakmasını istiyoruz ama onun yerine koyabileceğimiz zamanı biz de ayıramıyoruz.

“Telefonu bırak.”

diyoruz ama kendimiz telefona bakmaya devam ediyoruz.

Çocuklar için en güçlü öğrenme yollarından biri model almaktır.

Bu yüzden evde zaman zaman hep birlikte telefonları bırakmak, yemek sırasında cihaz kullanmamak veya akşam belirli bir süreyi ekransız geçirmek oldukça değerli olabilir.

Son söz

Ekranı bırakmak istemeyen bir çocuk “problemli” değildir.

Ve ekranı kapatırken ağlayan her çocuk da “ekrana bağımlı” değildir.

Çocuklar hoşlarına giden bir şeyi bırakmak istemeyebilir.

Bizim görevimiz ise onların duygularını yok etmek değil, sınırları öğrenmelerine yardımcı olmak.

Bazen ağlayacaklar.

Bazen kızacaklar.

Bazen “Seni sevmiyorum!” bile diyebilirler.

Biz yine sakin kalacağız.

Çünkü çocukların sınırları öğrenmesi zaman alır.

Ve belki de teknoloji kullanımında en önemli beceri, ekranı hiç kullanmamak değil;

ekranı bırakabilmeyi öğrenmektir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Asuman Önder, Çocuk Gelişimi Uzmanı, Çocuk Eğitimcisi, Öğretmen, Danışman

Bana ulaşın

AO Danışma ve Rehberlik

Atakent, Bostanlı, İzmir

Tel & Whatsapp: +90 532 283 12 24

E-posta: asumanonder@gmail.com

Görüşmede ya da eğitimde olduğum zamanlarda telefonlarınızı açamayabilir ve sonrasında da geri arayamayabilirim. Whatspp ya da e-posta üzerinden iletişime geçmenizi tercih ederim. Teşekkürler

Teşekkürler

© 2023 Powered and secured by Memser

bottom of page